13 Ağustos 2018 Pazartesi

Hipnoz İle İlgili Sorular

hipnoterapi ile ilgili görsel sonucu

Hipnoz ile ilgili bana çok sorulan sorulardan bir derleme yaptım.

Hipnoz nedir? Uyku hali midir? Tamamen dış dünyayla bağlantımız kopar mı? 
Hipnoz,  bir bilinç halidir , uyku hali değildir. Bilincimizi sık delikli bir süzgeç olarak düşünecek olursak hipnoz halindeyken bu süzgeçin deliklerinin büyüdüğünü söyleyebiliriz. Yani bilinç altına erişim daha kolay olur. Hipnoz haline, " bilinç altına ulaşmanın kolay olduğu bir zihin durumudur" diyebiliriz. Dış dünyayla bağlantımız kopmaz, sadece yoğun bir şekilde odaklandığımız için diğer uyaranları algılamayız.
hipnoterapi ile ilgili görsel sonucu
Peki neden bilinçaltına ulaşmak isteriz ?
 Çünkü hayatımızda yapmak istediğimiz değişimleri ancak bilinçaltı kabul ederse yapabiliriz. Bilinçli düzeyde değişim çok zordur.  Eğer hayatımızda yolunda gitmeyen bir şeyler varsa bunun sebebi bilinçaltındaki yanlış bir kayıt, bir inançtır. Bu kayıt değişmeden değişim mümkün değildir ya da kısa vadeli olur. 
Bir defa hipnoz olmak yeterli mi?
Bu duruma göre değişen bir şeydir. Yani ilk seansta değişim mümkündür ama sorun olan konuyla ilgili yanlış inançların hepsi bulunamayabilir.

hipnoterapi ile ilgili görsel sonucu

Hipnoz ile kilo verebilir miyim?

Kilo almamızın sebebi yine bilinçaltımızdaki yanlış bir kayıttır. Bu kayıt değiştirilirse kilo verebilirsiniz. Aynı şekilde sigarayı bırakmanızda mümkün. Ya da korkularınızdan, fobilerinizden kurtulmanız da mümkün. 

Oto hipnoz Nedir?
Hipnoz esnasındaki zihin haline kişinin kendi kendine gelebilmesi ve bu esnada değişim için telkin cümlelerini söylemesidir. Kişi bunu hipnoterapist eşliğinde öğrenebilir ve sonrasında kendisi kolaylıkla hipnoza girip istediği değişimi yapabilir. Kişi kendi sesini kayıt edip dinleyebilir ya da hazır kayıt edilmiş telkin cd'lerinden dinleyebilir. Her iki durumda etkili olur.



22 Haziran 2018 Cuma

Odaklanmayı Arttıran Egzersiz

Odaklanma ve Farkındalığınızı Arttıracak Basit bir Egzersiz

odaklanma ile ilgili görsel sonucu

Odaklanmanın, 21.yüzyılın en önemli yetkinliklerinden bir tanesi olacağına, bu yetkinliğe yatırım yapan şirketlerin ve bireylerin önemli ölçüde fark yaratacağına inanıyorum.

Çok yankı uyandıran Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens kitabının yazarı Yuval Noah Harari 41 yaşında bir akademisyen. Geçen ay bu kitabın devamı niteliğinde başka bir kitap daha yazdı. Gerçek mesleği ise akademisyenlik. Günde 2 saat meditasyon yapıyor. Yılda en az 1 ya da 2 ay uzun süreli meditasyon yapmak için inzivaya çekiliyor. Yaptığı bir söyleşide her gün kendisi için yarattığı ve yılda bir kez yaptığı uzun inziva sürecinin düşünme kapasitesi üzerinde çok büyük etkisi olduğunu söylüyor. Çünkü etkili düşünebilmek için beynimizin boşluğa ihtiyacı vardır. Her boş kaldığımızda cep telefonlarımızdan bir şey kontrol etmek, ihtiyacımız olan o boşluğa izin vermemektedir.

Bir çok yaratıcı ve işinde fark yaratabilmiş insanın günde 3-4 saatlik odaklı bir çalışma ile bunu yapabildiklerini görüyoruz. Daha önceki bir yazımda haftalık çalışma gününü 5'den 4'e indiren bir şirketin performansını nasıl geliştirdiğini de yazmıştım.

Günde 2 dakikanızı ayırarak yapabileceğiniz bir egzersiz konsantrasyon ve farkındalık yeteneğinizi geliştirecektir.

Konsantrasyon dikkati belirli bir süre bir yerde toplayabilme yeteneğidir. Örneğin, nefes alırken dikkatimizin sadece nefeste olması (nefesin burun deliklerinden girmesine dikkatimizi vermemiz) ve farkındalığımızı koruyabildiğimiz kadar muhafaza etmek gibi. Veya nefes alırken dikkatimizi karnımızın şişmesine vermek gibi.

Farkındalık, ise içinde bulunduğumuz anda ne olduğunu ve dikkatimizin nerede olduğunu fark edebilme becerisidir. Farkındalık zihnimize bir düşünce geldiğinde veya kızgınlık, öfke, üzüntü, sevinç gibi bir duygumuz oluştuğunda bunu fark etmemizi sağlayan önemli bir araçtır. Eğer farkındalığımız varsa şu anda içimizde ne olup bittiğini veya konsantre olup olmadığımızı fark edebiliriz.


Basit Egzersiz

Aşağıdaki egzersizi günün istediğiniz zamanında 2 dakikanınızı ayırarak yapabilirsiniz. Hatta şimdi hemen yapmanızı öneririm.
  1. Saatiniz ile 2 dakikalık bir zaman dilimi tutun. Mümkünse 2 dakikadan geriye sayan bir sayaç olabilir.
  2. Dikkatinizi bu 2 dakika süresince nefesinize verin. Örneğin sadece karnınızın şiştiğini ve indiğini veya havanın burun deliklerinden girmesini hissedin ve dikkatinizi verin. (Nefesinizi karından alıp, verebilirseniz bu egzersiz diyafram nefesi almanıza da yardımcı olur)
  3. Karnınız her şiştiğinde nefesinizi sayın. Karnınız şişti “1”, indi tekrar şişti “2” gibi. Böylece “10” a kadar devam edin. “10” a geldiğinizde tekrar “1” den başlayın.
  4. Dikkatiniz nefesinizden başka bir yere kayarsa (ki bu normal bir durum) örneğin bir düşünce fark edersek, tekrar “1”den başlıyoruz.
  5. Amacımız düşüncenin gelmemesi değil fark ettiğimiz anda tekrar nefese odaklanıp “1” den başlamak.
  6. Asla “10” a kadar gelemediğimiz için veya hep düşünceler olduğu için kendimizi yargılamıyoruz. Masumca tekrar nefesimize odaklanıyoruz.
  7. Bir performans hedefimiz yok. “10” a kadar gelemediğimizde bu bir problem değil. Bazen düşüncelerin içinde kaybolabiliriz. Bu da normal.
  8. Bu egzersizi günde istediğiniz bir zaman diliminde veya istediğiniz sayıda yapabilirsiniz. Eğer hoşunuza giderse süreyi attırabilirsiniz.
  9. Düzenli uyguladığınızda gün içerisinde odaklanma ve farkındalık yeteneğinizin geliştiğini göreceksiniz.


Not: Eğitimime katılan bir katılımcı akşam uykuya dalmakta zorluk yaşadığı için bunu tekniği uygulamış. Ertesi gün bana bu nefes tekniği sayesinde uykuya daldığını söyledi. Uyuyamadığım bir gece ben de uyguladım ve işe yaradığını gördüm. Sonrasında başka katılımcılardan da böyle bir geri bildirim aldım. Özetle uykuya dalmakta zorluk yaşıyorsanız bu basit egzersizi uygulayabilirsiniz.

20 Haziran 2018 Çarşamba

EFT Nedir? Nasıl Yapılır?

eft türkçe ile ilgili görsel sonucu
EFT(Emotionel Freedom Technique)

Türkçesi Duygusal Özgürleşme Tekniği olan EFT yukarıdaki resimde görülen noktalara tapping(hafif vuruş) yaparak olumsuz duygunun boşalmasını sağlayan bir yöntemdir. İğnesiz Akupunktur olarakta bilinir. Yani EFT noktaları vücudumuzdaki akupunktur noktalarıdır. Tıkanmış enerji tapping yapılarak yani kısa kısa vuruş yapılarak boşaltılır.
Çok basit bir yöntem olmasına rağmen dünya üzerinde çok fazla uygulayıcısı vardır ve çok güzel sonuçlar alınmaktadır. Özellikle psikosomatik hastalıklar EFT ile kolayca tedavi edilebilmektedir. Depresyon, Stres, Kaygı Bozukuluğu, Yeme Problemleri,Bağımlılıklar,Allerjiler,Öfke,Üzüntü gibi psikolojik sorunlarda etkili olduğu gibi Baş Ağrısı, Kas Ağrıları, Mide Sorunları,Yorgunluk Sendromu,Adet Öncesi Sendrom vb..... fiziksel rahatsızlıklarda da çok etkilidir. 
İlk uygulayıcısı ve geliştiricisi  Gary Craig ısrarla demiştir ki:" Deneyimlemekte olduğumuz tüm olumsuz duyguların nedeni, bedenin enerji sistemindeki bir aksaklıktır".
EFT yönteminin en iyi yönü her türlü sorun için uygulanabilir olması ve öğrendikten sonra kendi kendinize de uygulayabileceğiniz bir yöntem olmasıdır. Başarı oranı %85-97 oranındadır.





DEHB İLAÇSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

DEHB Tedavisinde İlaç Kullanımı ve Destekleyici Yöntemler
Ä°lgili resim
Son zamanlarda çok sık duyduğumuz rahatsızlıklardan birisi Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu. En çok araştırılan davranış bozukluklarından biri olmasına rağmen teşhisi ve tedavisi konusunda fikir birliğine varılamamış bir rahatsızlık. Eskiden hastalık olarak tanımlanmayan aşırı hareketlilik, yaramazlık olarak tanımlanan davranışları gösteren çocuklar için “çocuktur, yaramazlık yapar” denilirken, günümüzde DEHB tanısı alarak ilaç tedavisine başlanabiliyor.
Bu rahatsızlık ayrıca toplum tarafından zeka göstergesi olduğu düşünülerek aileler tarafından övünme gerekçesi gibi algılanıyor. Aslında DEHB’nin zeka ile bir ilişkisi olmadığını gösteren çok sayıda çalışma bulunmakta. Yani “DEHB’li çocuk çok zekidir ya da değildir” gibi bir yorum yapılamaz.
dehb tedavisi ile ilgili görsel sonucu

DEHB’nin üç alt tipi bulunmaktadır:
1. Dikkat Eksikliğinin Ön Planda Olduğu Tip
2. Hiperaktivitenin (aşırı hareketlilik) Ön Planda Olduğu Tip
3. Karma Tip
DEHB’nin tedavisinde stimülan grubu (ritalin, concerta, vb…) ilaçlar kullanılmakta. Ancak özellikle Amerika’da bu ilaçların yan etkileri konusunda tepkiler ve farklı görüşler var. Yapılan çalışmalar sonucunda ilacın dürtüselliğin ön planda olduğu tip DEHB’de etkili olduğu, dikkat dağınıklığının ön planda olduğu DEHB’de etkisinin olmadığı yönünde sonuçlar mevcut. Yani ilaç dürtüselliği baskılıyor, çocuk oturup dersi dinliyor ama dikkatini arttırması ya da akademik başarısına bir etkisi yok. Ayrıca yan etkileri çok fazla. Bu sonuçlar ilaç kullanan ailelerde soru işaretlerine sebep oluyor.
Teşhis konulması konusunda da sıkıntılar mevcut. Bu rahatsızlık çocuk okula başladığı 7-8 yaşlarında ortaya çıkıyor ve özellikle öğretmenlerin uyarısıyla ya da ailenin çocuğun derslerinde sıkıntı yaşaması sebebiyle Psikiyatri Kliniklerine başvurması ile teşhis konuluyor. Ancak teşhisi koymak için tüm dünyada geçerli hiçbir test, tahlil yada görüntüleme (röntgen,mr,ultrason vb….) gibi bir yöntem mevcut değil. Kliniğe başvuran çocukların ailelerinin şikayetleri ve öğretmenlerine gönderilen bir test sonucu karar veriliyor.
Ayrıca teşhis konulurken çocuğun yaşadığı dönemin bir özelliğinin olup olmamasına bakılmalı, örneğin çocuğun bir kardeşinin olması ya da ailede yaşanan bir değişiklik çocukta
geçici dönem DEHB belirtileri görülmesine sebep olabiliyor. Yani bu semptomların çocuğun farklı ortamlarında görülmesi ve makul bir süre gözlemlenmesi gerekiyor.
dehb tedavisi ile ilgili görsel sonucu
Destekleyici yöntemlerin en etkin olanlarından bir tanesi Anne-Baba Eğitimi. Tedavinin başarısında hekimin dışında öğretmenler ve aileye de önemli görevler düşüyor. Bütün bozuklukların tedavisinde amaç, çocuğun yaşam kalitesini yükseltmektir ve tedavinin başarısı tek başına ilacın başarısına bağlı değildir.
DEHB tedavisinde öncelikle teşhisin doğru konulması ve destekleyici yöntemlere başvurulması ve eğer sonuç alınamaz ise ilaç tedavisine başvurulması daha etkili bir yöntem olduğu görülmektedir.




19 Haziran 2018 Salı

Hipnoterapi Nedir? Ne Değildir?

hipnoterapi nedir ile ilgili görsel sonucu

Hipnoterapi, hipnoz yöntemi ile tedavi demektir. Hipnoz  dikkatin yoğunlaştığı ve telkin alma yeteneğinin arttığı, uyku ile uyanıklık arası bir bilinç halidir.
Hipnoz ve hipnoterapinin tanımlarını yaptıktan sonra bunların ne için önemli olduğundan bahsedelim. Bilinçaltı kelimesini duymayan yoktur herhalde. Basitçe anlatmak gerekirse uyanık olduğumuz durumlarda çoğunlukla bilinçli bir halde oluruz. Ama zaman zaman bir şeye o kadar odaklanırız ki etrafımızdaki hiç bir şeyi duymayız. Algılarımız sadece odaklandığımız şeyi yoğunlaşmıştır. İşte bu hipnoz halidir.
bilinçaltı ile ilgili görsel sonucu
Hipnoz dediğimde bazı insanların bu kelimeden korktuklarını görüyorum. Bunun sebebi de filmlerde gördüğümüz hipnoz sahneleri bence. Abartılmış ve yanlış tanınmasına sebep olmuş. Hipnozdayken istemediğiniz bir şeyi kimse size yaptıramaz, öncelikle bunu belirteyim. 
Bilinçli halimizdeyken çeşitli savunma mekanizmalarımız vardır. Bunlar yüzünden değişim yapamayız. Gerçek değişim bilinçaltı değişirse mümkün olur. Yani hipnoz bilinç altımıza erişimi sağlayan bir yoldur. Bilinç altı bizi korumak isteyen bir ağabey gibidir. Zamanla yanlış inançlar geliştirmiş olabiliriz,farkında olmadan, ve bu inançlar yüzünden acı çekiyoruzdur ama farkında bile değilizdir. İşte bu yüzden hipnoz gereklidir. Bu yanlış inancın ne olduğunu bulmak ve yeni ve doğru inançla yer değiştirmesini yapmak ancak trans halindeyklen yani bilinçaltına erişebildiğimiz durumda mümkün olur. Ama erişemezsek bilinçaltına kalıcı değişim olamaz hayatımızda.
bilinçaltı ile ilgili görsel sonucu
Hipnoterapi esnasında danışan trans 
halindeyken sorunuyla ilgili bilinçaltıyla konuşuruz ve konuşmamız sonucunda kişinin bile bilmediği, hatta hatırladığına çok şaşırdığı olaylar su yüzüne çıkar. Birikmiş duygular boşalır. Affedemediği insanlarla konuşur, yanlış ve soruna sebep olan inancın ne olduğu ortaya çıkar. Yanlış düşünce kalıbı doğru kalıpla değiştirilir ve kişi mucizevi bir şekilde transtan çıktığında sorununun kaybolduğunu görür. Defalarca yaşanmış ve hipnoterapi ile iyileşmiş çok sayıda insan vardır. 
Bazende sadece telkin vermek bile işe yarayabilir. Yani trans halindeyken kişiye olmasını istediği şeyleri söylemek inanç kalıplarını değiştirerek hayatında büyük değişim yaşamasına sebep olur. Özellikle sınav kaygısında benim çok kullandığım ve kesin sonuç veren bir yöntem trans telkin terapisidir.
Aklınıza gelebilecek her sorununuzun kaynağında bilinçaltınızda bulunan yanlış bir kayıt bulunmaktadır. Eğer bu kaydı değiştirirseniz hayatınız değişir.
Konuyla ilgili daha fazla bilgi isterseniz kardelenolurum@gmail.com mail adresine bir mail atabilirsiniz.